Çocuk Oyunu
Tanıştıklarında Ayşe 13 yaşında, Ali 14 yaşındaydı! Sokaklarda koşuşturmacalar, birlikte oynanan oyunlar arasında buluverdi aşk onları… Ayşe Manisa’da yaşayan ve tatillerde İzmir’e anneannesinin yanına gelen bir kız çocuğuydu. Ali ise o mahalleye daha sonraları başka bir semtten taşınmış bir çocuk… Tanıştıklarında yabani bir çocuktu aslında. Hüznü yüzünden okunuyordu Ayşe’ye göre… Konuşmaları, duruşu, davranışları, olaylara karşı yaklaşımı ve belki yabani olarak adlandırılabilecek ama Ayşe’ye cool gelen tavırlarıyla Ayşe’yi etkilemeyi başarmıştı. Sokak oyunları sırasında bir gün yalnız kaldıklarında Ali’nin soğuk tavırları hatta Ayşe’yi kovar gibi konuşması Ayşe’yi iyice çileden çıkarmış ama onu elde etme heyecanı ve isteğini de iyice artırmıştı. Daha sonraları da Ayşe’nin çabalarıyla belki de Ali’nin mahalleye alışmasıyla aralarında çok iyi bir arkadaşlık başlamıştı. Ayşe ne istediğini bilen hayat dolu bir kızdı. Duygularını daha önce fark etmişti ve ne olduğunu anlamıştı belki de… İlk açılan da Ayşe olmuştu zaten. Ali’nin cesaretsizliği karşısında o aşkını itiraf edivermişti umarsızca… Mahalle çocukları arasında favori gösterilen çok iyi anlaştıkları için de aralarında hep dedikodu çıkan bir çiftti zaten onlar… Bütün mahalle çocuklarının ısrarlarıyla Ayşe bir erkek cesareti gösterip açılmıştı Ali’ye. Ali de boş değilmiş, teklif etti bu sevgi karşısında boş durmayarak elinde bir yüzükle. Beraberliklerinin bir simgesi olsun istemişti o küçücük kalbiyle. O zamanlar bir sevginin sembollerden daha çok şeye ihtiyacı olduğunu bilmiyordu tabi. Beraberliklerinin başladığı ilk gün Ayşe, anneannesinin evinden evlerine yani, İzmir’den Manisa’ya gelmek zorundaydı ve o gece onların ilk ve yaklaşık bir 4-5 ay süre için de son geceleriydi! Alilerin evinde yapılan bir partiyle Ayşe evine uğurlanmıştı. O gece birbirlerini tamamen tanımaya çalıştılar. Beraber oturup pastalar yiyip, eğlenerek bütün gece muhabbet ettiler. Ve ayrılık zamanı geldiğinde Ali sabah erkenden gidersiniz belki göremem bir daha diyerek cebinden çıkardığı bilekliği hatıra diye uzattı Ayşe’ye… Ve aslında kendinden hiç beklenmeyecek bir şekilde sarıldı Ayşe’ye giderken hoşça kal diyerek… Sabah olduğunda Ayşe artık gidiyordu… Arabaya valizler yükleniyor, akrabalarla vedalaşılıyor ve gitme vakti an ve an yaklaşıyordu… Alilerin evi 1. kattaydı. Ayşe tam arabaya binmek üzereyken Alilerin mutfak penceresindeki kıpırtıyı gördü. Dikkatli baktığında onun için sabahın köründe uyanmış ilk aşkını gördü. Ali ürkek sonu ne olacağı bile belli olmayan aşkına öylece el sallıyordu camın arkasından… Ve Ayşe’nin arabası hareket etti. Sokağın sonunda dönerken Ayşe’nin el sallamasıyla ilk ama son olmayacak şekilde ayrıldılar…
Esen!
|
 |
Yorumlar |
|

|
|